🤔 Püf noktası deyiminin hikayesi nasıldır? bilmecesinin cevabı
Bir işin en ince ve önemli noktası anlamına gelen püf noktasının hikayesi şöyledir;
bir çömlekçi ustası ve bu ustanın bir çırağı varmış. çırak ustasının yanında yıllardır çalışmaktaymış. Her türlü şekilde ve ebatta testi ve çömleği çok büyük bir maharetle yapabilmekteymiş ancak ne zaman ustasına ''Usta, ben artık ayrılmak istiyorum'' dese, ustası hep ''Olmaz, daha işin püf noktasını öğrenmedin'' diyormuş. Aradan uzunca bir zaman geçmiş bizim çırağın canına tak etmiş ustasıyla helalleşip yanından ayrılmış ve kendi atölyesini kurmuş. Çok güzel şekilli, her ebatta testiler yapmaya başlamış fakat yaptığı bütün testiler su sızdırıyormuş ve dolayısıyla kimse ondan alışveriş etmemiş. Bir türlü de bunun sebebini bulamamış. En sonunda kös kös ustasının yanına geri dönmüş. Ustasına sormuş, ''Usta usta, nedir bunun püf noktası?'' Usta anlatmış: ''Bak oğul, testiye şekil verdikten sonra testinin içerisine üflersin. üflediğinde testinin üzerinde kabarcıklar gözükür. İşte onlar püf noktalarıdır. O noktaları kapatırsın.'' İşte bugün deyimlerde yer eden püf noktası bu püf noktasıdır.
Bu bilmece bilmecesitesi.com tarafından paylaşılmıştır.
Benzer Bilimsel Sorular Bilmeceler
Cevapları görmek için bilmeceye, cevabı göremiyorsanız baştaki emojiye tıklayın.
🤔 Bazen kuşların tüylerini kabarttığını görmüşsünüzdür. Bunu kuşlar neden yaparlar? 🚀 bilmecesitesi.com
🌟 Kuşlar bu hareketleriyle tüylerinin arasına hava hapsederler. Hava ise iyi bir yalıtkan (ısı iletimi çok zayıf) olduğu için dışarıdaki soğuğu içeri almaz, içerdeki vücut ısısını dışarı vermez.
🤔 Kuşlar nasıl konuşabiliyor? 🚀 bilmecesitesi.com
🌟 Her insan ağzıyla konuşur ama konuşabilmeyi sağlayan asıl organ beyindir. Beyinde oluşan düşünceler dilimize ve dudaklarımıza aktarılır. Hayvanlar bu nedenle konuşamaz. Papağan ve benzeri kuşların yaptıkları konuşma değil, mükemmel bir ses tınısı ezberi ve tekrardır. Sesleri ezberler ve taklit ederler. Kuşların ses organları memeli hayvanlardan farklı olarak gırtlakta değil göğüs kafeslerinin dibinde, karın boşluğunun derinliklerindedir. Kuşların doğasında ses taklit yeteneği vardır. Doğayla iç içe yaşarken diğer kuşların seslerini taklit ederek bir çeşit iletişim sağlarlar.
🤔 Çaydanlıkta su kaynatılırken neden tıss diye ses çıkar? 🚀 bilmecesitesi.com
🌟 Çaydanlıktaki suyun önce alt bölümü ısınır. Suyun sıcaklığı yükseldikçe dipte buhar kabarcıklar (hava kabarcıkları değil) oluşur. Sudan daha hafif olduklarından yukarı doğru yükselen bu kabarcıklar üst kısımlarda daha soğuk olan suyla karşılaştıklarında sönerler. Çok sayıda kabarcığın sönüşünü biz tıslama sesi olarak duyarız.
Yani bu ses oluşup sönen kabarcık sayısı arttıkça artar. Çaydanlıktaki suyun tamamı kaynama noktasına kadar ısıtıldığında, buhar kabarcıkları sönmezler; çünkü üst kısımlarda karşılaşabilecekleri soğuk bir tabaka kalmamıştır. Bu durumda artık tıslama sesi duyulmaz; çaydanlıktaki suyun tamamı kaynamaktadır.
🤔 Ozon tabakası nasıl oluşmuştur; neden bu ad verilmiştir? 🚀 bilmecesitesi.com
🌟 Ozon gazını oluşturan moleküller, üçer oksijen atomundan; oksijen gazını oluşturan
moleküllerse, ikişer oksijen atomundan oluşur.
Ozon tabakasının en önemli özelliği, Güneş’ten kaynaklanan zararlı morötesi ışınların yeryüzüne ulaşmasını engellemesidir. Bu ışınlar, canlılar için çok büyük tehlike oluşturur. Ozon molekülleri, yerden 10 ila 50 km yükseklikte bulunur. Ancak, buranın sadece ozon moleküllerinden oluştuğunu düşünmeyin. Buradaki ozon miktarı, atmosferi
oluşturan diğer gazlara göre çok daha azdır.
Atmosferdeki oksijenin büyük bölümünü, bundan yaklaşık 1 milyar yıl önce, sularda yaşayan ve fotosentez yapabilen ilkel canlılar üretti.
Atmosferin üst katmanlarında bulunan bazı oksijen gazı molekülleri, Güneş’ten kaynaklanan
morötesi ışınım sayesinde parçalanır. Tek kalan oksijen atomları, oksijen gazıyla (O2)birleşerek ozon (O3) oluşturur. Ozon tabakasındaki ozonun diğer gazlara hacim olarak oranı yaklaşık yüz binde birdir.
🤔 Bitkiler gündüz fotosentez yaparlar. Peki, gece bunun tersini mi yaparlar? 🚀 bilmecesitesi.com
🌟 Bitkiler, besinlerini çoğunlukla fotosentez yardımıyla yaparlar.
Topraktan aldıkları mineralleri ve havadan aldıkları karbon dioksiti, ışık yardımıyla birleştirerek, şeker ve başka besinler yaparlar. Bu, bir kimyasal tepkimedir ve ürün olarak oksijen, glikoz ve su ortaya çıkar. Geceleriyse, ışık olmadığı için, bitkiler fotosentez yapamazlar.
Onlar da diğer canlılar gibi enerji elde etmek için oksijen ve glikoz kullanırlar. Bu sırada, enerjiyle birlikte karbondioksit ve su da ortaya çıkar.
Aslında, bitkiler de solunumları sırasında sürekli oksijen kullanırlar. Ancak, gündüzleri fotosentez yoluyla elde ettikleri oksijen, gereksinim duyduklarından daha çok olduğu için fazla oksijen atmosfere salınır.
🤔 Ağaçlar kışları neden yapraklarını dökerler? 🚀 bilmecesitesi.com
🌟 Yapraklar, bitkilerin besin fabrikalarıdır. Bitkiler, kökleriyle topraktan aldıkları mineralleri ve suyu, yapraklarda fotosentez yardımıyla besinlere dönüştürürler. Bu besinleri, daha sonra solunum yaparak gereksinim duydukları kadar enerjiye dönüştürürler. Bu sayede gelişip büyüyebilirler. Üretilen besinlerin bir bölümü hücrelerin canlı kalabilmesi ve çoğalması için kullanılırken, fazlası depolanır. Besinler üretilirken, bitkiler ışığa ve sıcaklığa gereksinim duyarlar. Işıkla birlikte sıcaklık da önemlidir; çünkü, kimyasal tepkimelerin gerçekleşmesi için belirli derecelerde sıcaklık gerekir. Eğer ağaçlar kışın yapraklarını dökmeseydi, depolanan besin ağacın gövdesini ve yapraklarını oluşturan hücreleri canlı tutmaya yetmeyecekti. Bu nedenle, bitkiler kışın besin fabrikalarını kapatarak enerji tasarrufu yaparlar.
Ayrıca, ağaçlar yapraklarını dökmeseydi, ince yapılı yapraklar kışın donma tehlikesiyle karşı karşıya kalırlardı. Buna karşılık, ağaçların dallarındaki hücreler soğuğa karşı daha iyi korunmuşlardır ve aşırı soğukla karşılaşmazlarsa ağacın yaz süresince depoladığı besinler sayesinde kış boyunca canlı kalabilirler.
🤔 gerçek hayatta yerde masal hayatımızda bazen havada olur? 🚀 bilmecesitesi.com
🌟 tabikide halı. masallarda bazen uçan halı olduğu için. gerçek hayatta da halı tabikide yerdeolur
🤔 Zeka ile akıl arasındaki farklılık nedir? 🚀 bilmecesitesi.com
🌟 Akıl yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünce yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan olgunlaştıkça aklı gelişir. Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yeteneğidir. Genel olarak 12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşına kadar sürer sonra sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü olay karşısında aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir besteci müzik yapıtını aklıyla değil zekasıyla yaratır. Fakat en basit matematik problemini çözemeyebilir. Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farlılıklar gösterir. Akıl somut olarak ölçülemez, zeka IQ denilen testle ölçülebilir.
🤔 Yeryüzünde yer çekimi olmasaydı neler olurdu? 🚀 bilmecesitesi.com
🌟 Dünya'nın yerçekimi önemli derecede değişseydi, hemen hemen her şeyin üzerinde büyük bir etkisi olacaktı. Çünkü, birçok şey yerçekiminin mevcut durumu etrafında tasarlandı.
Yerçekimindeki değişikliklere bakmadan önce, yerçekiminin ne olduğunu anlamak daha faydalı olur. Yerçekimi herhangi iki atom arasındaki çekim gücüdür. Dünya üzerinde yerçekiminin asla değişmemesinin nedeni, Dünya'nın kütlesinin asla değişmemesidir. Yerçekimini değiştirmenin tek yolu, gezegenin kütlesinin değiştirilmesidir.
Yerçekimi olmadan hayatta kalabilir miyiz?
Fiziği görmezden gelin ve bir gün gezegenin yerçekiminin kapandığını ve dünyada yerçekimi olmadığını hayal edin. Bu durum güzel bir günü felakete dönüştürecektir. Arabalar, insanlar, mobilyalar, masanın üstündeki kalem ve kağıtlar gibi birçok şeyi yerde kalmak için yerçekimine ihtiyaç duyar. Yere bağlı olmayan her şeyin yerde kalmak için nedeni kalmaz, sürüklenmeye başlar. Yerçekimi olmazsa sadece mobilyalar, arabalar gibi araçlar sürüklenmez, bunun yanında hayatımız için çok önemli olan atmosfer ile okyanus, göl ve nehirlerdeki sular da havada sürüklenecektir. Yerçekimi olmadan, atmosferdeki hava da uzaya akacak. Atmosfer olmazsa, herhangi bir canlı yaşayamaz ve hemen ölürdü.
Başka bir deyişle, yerçekimi olmazsa hiç kimse hayatta kalamazdı.
🤔 Ağzımız acı biberden yandığında su içmek neden fayda etmez? 🚀 bilmecesitesi.com
🌟 Yağ ve su kesinlikle birbirlerine karışmaz. Biberlerin yakıcılık veren maddesi yağlı olduğu için, ne kadar su içersek içelim birbirine karışmazlar. En iyi bol ekmek yemektir, çünkü ekmek bu yağı emer ve mideye taşır.