Cevaplarıyla en güzel çocuk bilmeceleri...

Kediler balık ve sütü neden severler?

🤔 Kediler balık ve sütü neden severler? bilmecesinin cevabı


Kedilerin sudan hoşlanmadığı bilinir. Ama aslında kediler çok iyi yüzerler. Hava şartlarından dolayı ve tembelliklerinden suya girmeyi sevmezler. Ev kedisinin balık sevmesinin yanında kuşlara ve farelere olan düşkünlüğünün nedeni evcilleştirilmeden önce Mısır'da Nil vadisinde balık, kurbağa, küçük kuş ve fareleri avlayarak yaşamış olmasıdır. Zaten eski Mısırlılar kedileri fare avcıları olduğu için evcilleştirmişlerdir. Günümüzde kedinin kuzey Hindistan ve Güneydoğu Asya'da yaşayan türleri ırmakların kenarlarında balık avlayarak yaşamaktadır. Patileriyle balıkları sudan dışarı atar, gerekirse suya tamamen girerler. Eski Mısır'da kedi bakıcıları onları ekmek ve sütle beslemişlerdir. Kedilerin süt zevkinin de Mısırlı bakıcılarının ortaya çıkardığı beslenme alışkanlığından kaynaklanmaktadır.

Bu bilmece bilmecesitesi.com tarafından paylaşılmıştır.

Sponsorlu Bağlantılar

Benzer Bilimsel Sorular Bilmeceler

Cevapları görmek için bilmeceye, cevabı göremiyorsanız baştaki emojiye tıklayın.

🤔 Yumurtanın neden bir tarafı yuvarlak, diğer tarafı sivridir? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Eğer yumurtalar köşeli bir yapıda olsaydı, kenarları dayanıklılık bakımından çok zayıf olurdu. En dayanıklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki yumurta yuvarlanacak olursa nerede duracağı belli olmaz. Yumurta yuvarlanınca düz gitmez. İnce tarafı üstünde dairesel bir yol çizer. Başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani düz bir yerde kaybolması olanaksızdır. Yumurta, tavuğun yumurta kanalında küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kasların büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik biçimini sağlarlar. Yumurtanın şeklinin nedeni de budur. Sürüngenlerde bu düzenek olmadığından yumurtaları küresel biçimdedir.

🤔 Dünyamızın uydusu Ay olmasaydı ne olurdu? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Gel-git olayları değişirdi. Dünyanın dönüş hızı azalır ve her yüzyılda bir, tek bir günün uzunluğu 0.002 saniye uzardı. Dünyanın 23.5 derecelik ekseni ve mevsimler değişir.

🤔 Balıklar öldüklerinde neden suyun üstüne çıkarlar? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Ölen balıklarda süratle bir kimyasal bozulma yani bir çeşit çürüme oluşur. Bu iç çürümeden dolayı çıkan gazlar balığın alt tarafındaki bağırsak boşluğunda toplanırlar. Balık ayıklayanlar bilirler, ayıklanacak balığın alt tarafındaki yumuşak karnı yarılır, buraya yapışık mide ve bağırsaklar kolayca çıkartılır. Balığın etli kısmı üst tarafındadır. Balık ölüp gazlar mide boşluğunda toplanınca bu kısım şişen bir balon gibi hafifler, ağırlık merkezi yukarı kayar ve balık, daha ağır kısmı aşağı gelecek şekilde ters döner.

🤔 Elektrikli olduğu halde elektrik tellerine konan kuşları neden elektrik çarpmaz? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Akım oluşmadığı için. Elektriğin bir canlıya zarar vermesi için, elektrik akımının bu canlının üzerinden akması gerekir. Bunun için akımın bir taraftan girip başka bir yerden vücudu terk etmesi gerekir. Bir telin üzerinde duran kuşun üzerinden akım bu yüzden geçmez. Eğer kuş iki ayrı tele birden dokunabilseydi bir teldeki akım kuşun üzerinden diğer tele akardı ve kuş çarpılmış olurdu. Evlerimizdeki elektrik prizlerinde de en az iki delik olmasının sebebi aynıdır. Aletlerimize bir taraftan elektriğin girmesi, aletin içinde dolaşarak başka bir yoldan terk etmesi gerekir.

Bir telin üzerindeki kuşun bir ayağından elektriğin girip diğer ayağından çıkabileceği, böylece çarpılabileceği akla gelebilir. Ama bu olay gerçekleşmez. Çünkü kuşun iki bacağı arasındaki çok düşük dirençli, akımın çok rahat geçebileceği elektrik teli varken; akım, çok daha yüksek dirençli kuşun üzerinden geçmez.

🤔 Soğan kesildiğinde neden gözyaşlarımızın akmasına yol açar, ağlatır? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Soğan doğrandığında havaya lachrymatoryfactor isimli bir enzim yayılıyor ve bu da gözde kaşıntı yapıyor. Göz ise kendini savunmak için gözyaşlarını kullanıyor.

🤔 Çaydanlıkta su kaynatılırken neden tıss diye ses çıkar? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Çaydanlıktaki suyun önce alt bölümü ısınır. Suyun sıcaklığı yükseldikçe dipte buhar kabarcıklar (hava kabarcıkları değil) oluşur. Sudan daha hafif olduklarından yukarı doğru yükselen bu kabarcıklar üst kısımlarda daha soğuk olan suyla karşılaştıklarında sönerler. Çok sayıda kabarcığın sönüşünü biz tıslama sesi olarak duyarız.

Yani bu ses oluşup sönen kabarcık sayısı arttıkça artar. Çaydanlıktaki suyun tamamı kaynama noktasına kadar ısıtıldığında, buhar kabarcıkları sönmezler; çünkü üst kısımlarda karşılaşabilecekleri soğuk bir tabaka kalmamıştır. Bu durumda artık tıslama sesi duyulmaz; çaydanlıktaki suyun tamamı kaynamaktadır.

🤔 Karanlıkta ortamda kedilerin gözleri neden parlar? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Kedilerin gözlerinin damar tabakasında Tapetum Lucidum ismi verilen bir yapı bulunmaktadır. Bu yapı gözün arka kısmına düşen ışığı yeniden retinaya yansıtmaktadır. Bu şekilde mevcut olan ışık miktarı iki katına çıkartılarak geceleri rahat görüntü elde etmeleri sağlanmaktadır. İşte trafik işaretlerine bile konu olmuş, kedilerin geceleri gözlerinin parlamasının sebebi tam olarak budur. Ayrıca bu durumda kediler, gözlerini daha verimli kullanabilmektedir. Işıktan sonuna dek faydalanılması için gelişmiş doğal bir yapıdır.

Ayrıca otomatik olarak ışık miktarı arttığından, daha doğru ifadeyle ışıktan daha fazla fayda sağlandığından, kedilerin geceleri daha rahat görebilmektedir. Tıpkı kediler gibi, gözlerinde Tapetum Lucidum adı verilen yapıya sahip olan hayvanlar, karanlıkta üstün bir görüş yeteneğine sahiptir.

🤔 Püf noktası deyiminin hikayesi nasıldır? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Bir işin en ince ve önemli noktası anlamına gelen püf noktasının hikayesi şöyledir;
bir çömlekçi ustası ve bu ustanın bir çırağı varmış. çırak ustasının yanında yıllardır çalışmaktaymış. Her türlü şekilde ve ebatta testi ve çömleği çok büyük bir maharetle yapabilmekteymiş ancak ne zaman ustasına ''Usta, ben artık ayrılmak istiyorum'' dese, ustası hep ''Olmaz, daha işin püf noktasını öğrenmedin'' diyormuş. Aradan uzunca bir zaman geçmiş bizim çırağın canına tak etmiş ustasıyla helalleşip yanından ayrılmış ve kendi atölyesini kurmuş. Çok güzel şekilli, her ebatta testiler yapmaya başlamış fakat yaptığı bütün testiler su sızdırıyormuş ve dolayısıyla kimse ondan alışveriş etmemiş. Bir türlü de bunun sebebini bulamamış. En sonunda kös kös ustasının yanına geri dönmüş. Ustasına sormuş, ''Usta usta, nedir bunun püf noktası?'' Usta anlatmış: ''Bak oğul, testiye şekil verdikten sonra testinin içerisine üflersin. üflediğinde testinin üzerinde kabarcıklar gözükür. İşte onlar püf noktalarıdır. O noktaları kapatırsın.'' İşte bugün deyimlerde yer eden püf noktası bu püf noktasıdır.

🤔 24 ayar ne demektir? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Bizde altının saflığını gösterme ölçüsü olarak genellikle ''ayar'' kelimesi kullanılır, ama uluslararası piyasada kullanılan kelime ''kırat'' tır. ''Kırat'' hem altının, hem de elmas ve diğer kıymetli taşların ölçümünde kullanılan bir birimdir.

Elmas ve değerli taşları ölçmede kullanılan kıratın bir birimi 200 miligrama (0,200 gram) eşittir. Yani 20 gramlık bir elmasınız varsa, bu 100 kıratlık bir elmastır. Doğada bulunan elmasın büyüklüğü çok seyrek olarak bir santimetrenin üzerindedir. Bugüne kadar bulunan en büyük elmas 3.106 kıratlık ''Cullian'' dır. Bundan 530 ve 517 kıratlık iki büyük ve 100 küçük elmas işlenmiştir.

Altında kullanılan KIRAT veya AYAR ise altının saflığını gösterir. 24 kırat (ayar) altın, içinde karışık başka bir metal olmayan yüzde yüz saf altındır. Tamamen saf altın çok yumuşak olduğundan genellikle bakır veya gümüş ile karıştırılır. Her bir kırat (ayar) altının tümünün 24′de biridir. Örneğin bir bileziğin 24′de 18′i altın, 24′de 6’sı da gümüşten yapılmışsa, o bilezik 18 kırat (ayar) altındır.

Altını ölçmede kullanılan bu komik sistem, yaklaşık bin yıl evvelki Almanların Mark isimli bir altın parasından kaynaklanmaktadır. Tamamen saf altından yapılan bu para 4,8 gramdı ve elmas ölçü biriminde ağırlığına göre 24 kırat ediyordu. Sonradan içine başka maddeler karıştırıldıkça içindeki altın miktarına bağlı olarak kırat ölçüsü düşürüldü.

Altın beyaz, kırmızı, sarı gibi çeşitli renklerde beğenimize sunulur. Altın, bakır ile karıştırılmışsa kırmızı altın, gümüş ile karıştırılmışa sarı altın, nikel veya platin gibi metaller içeriyorsa beyaz altın olarak adlandırılır.

🤔 İnsanlar neden rüya görürler? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Rüyalar kısaca REM (Rapid eye movements) adı verilen hızlı göz hareketlerinin gözlenebildiği sırada görülür. Uykunun bu evresi REM veresi olarak adlandırılır. Kişi REM evresi sonunda uyandırılırsa, anımsanan rüyalar genellikle basittir: bir-iki görüntü, bir-iki kişi, bir-iki nesne.

Öte yandan beynin belli bir bölümünden küçük bir elektrik akımı geçirildiğinde, insan ve nesnelerden oluşan bir görüntü ya da anın canlanması sağlanabilmektedir.

Beynin etkinliği uyku sırasında da kaydedilebilir ve böylece kişinin rüya görüp görmediği belirlenir. Uyku, kan dolaşımı, solunum gibi faaliyetlerin çoğunda faaliyet seviyesinin azalması demektir. Canlı varlıkların çoğunun faaliyetinde bir devirli düzen vardır; bunlardan bazıları, geceyle gündüzün doğurduğu ritme tekabül eder.

Normal uyku, az ve çok derindir. Derin ve hemen hemen rüyasız geçen uykular da var gibidir. Normal uykunun derinliği başlangıçta süratle artar sonra uyanıklığa varmak üzere derece derece azalır. Bununla beraber normal uyanış, en hafif uykudan yeteri kadar açık bir süreksizlikle ayrılmıştır.

Uykudaki düşünce de bir nevi düşüncedir ama artık bu uyanıklık halindeki düşünce gibi davranışın gerçek bir uyma zorunluluğuna bağlı değildir; bu düşünce aşağı derecede bir gerginliği olan kararsız yöneliminde çok hareketli ve dolayısıyla mantıksız bir faaliyettir.

Görüşler, uyku ile arasındaki orta haller ve bilhassa bu iki hal arasındaki hakiki uykudan önce (veya bazen de sonra) yer alan gidip gelmelerde kendini gösterirler.
Mesela: İnsan, uykusunu yenmeye çalışarak bir kitap okurken başı birden bire bir yana düşer, sonra tekrar doğrulur ve bu böylece sürer. Hemen hemen ani olan bu uyuklamalar sırasında görme ve işitme sanıları görülür. (Nesneler ve kişiler hakkında hayaller, kelimelerin veya saçma sapan cümlelerin işitilmesi gibi.)

Bir kurama göre, derin uykuda beyindeki sinir hücrelerinden biri doğal süreçte yavaşça elektrikle yüklenmekte ve komşu hücreleri de aynı biçimde etkilemektedir. Bu, uyanık olduğumuzda düşüncelerin gerçekleşmesine yarayan mekanizmaya benzemektedir. Sinir hücrelerinin uyarılmaları anılarımızı canlandırıp sahnelere dönüştürür. Uyandığımızda da bunları anımsayıp rüya olarak adlandırırız.

Bir bilmece veya yorum paylaşın.

Bilmecenin cevabını yazınız.

  

En güzel bilmeceler cevaplarıyla bilmecesitesi.com adresinde

Bilmeceler ve Cevapları - bilmecesitesi.com 2026
▪ Dost Siteler