Cevaplarıyla en güzel çocuk bilmeceleri...

Horozlar neden sabahları erkenden öterler?

🤔 Horozlar neden sabahları erkenden öterler? bilmecesinin cevabı


Sabah Güneş doğarken ötmek yalnız horozlara özgü değildir. Kulağa en çok horozun sesinin gelmesi, onun sesinin diğerlerinden daha güçlü olmasıdır. Kuşların büyük çoğunluğu da aynı saatlerde ağaçlarda koro halinde öterler. Gün boyu hem horozlar hem kuşlar bu ötüşü sürdürürler ama seslerinin en güçlü çıktığı zaman sabah saatleridir. Horoz ve kuşların sabah gün doğarken ötmeleri biyolojik saatleriyle ayarlanmıştır.

Bu bilmece bilmecesitesi.com tarafından paylaşılmıştır.

Sponsorlu Bağlantılar

Benzer Bilimsel Sorular Bilmeceler

Cevapları görmek için bilmeceye, cevabı göremiyorsanız baştaki emojiye tıklayın.

🤔 Büyük mağazaların kapıları neden dışa doğru açılır? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Halka açık olan dükkan, mağaza ve binaların kapıları dışa doğru, yani sokağa doğru açılmalıdır. Çünkü herhangi bir panik anında, yangında ya da benzeri bir karışıklıkta, bu gibi yerlerin süratle boşaltılması gerekir. Dolayısıyla, halkın sıkışmadan ve kargaşada ezilmeden bulunduğu yeri terk edebilmesi için, kapılar dışa doğru açılmalıdır.

Birçok yabancı ülkede, bu kurala sadakatle uyulur.
Ne büyük gaflettir ki, ülkemizde buna önem gösterilmemekte ve maalesef bankalar, büyük alış-veriş mağazaları gibi birçok binada, bu gibi kapılar içe doğru açılır şekilde yapılmaktadır.

Evlerimizde ise durum farklıdır. Evlerimizde mekanın tahliyesi gerektiğinde ya da, örneğin bir yangın sırasında, kalabalık bir topluluğun itişmesi konu olmayacağı ve sadece aile efradının geri çekilmesi yeterli olacağından, kapıların içe doğru açılması sorun yaratmayacaktır. Ayrıca, evin normal menteşeyle takılan sokak kapısının içeriye doğru açılması da evin emniyeti bakımından zorunludur. Çünkü, şayet sokak kapısı dışarı doğru açılır şekilde monte edilseydi, hırsızların, kapı menteşelerinin pimlerini kolayca söküp, amaçlarına ulaşmaları mümkün olurdu.

🤔 Sivrisinekler ısırdığında neden kaşıntı yapar? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Sivrisinek ısırdığı zaman, vücuda antikoagülan (kan pıhtılaşmasını engelleyen) enzimleri içeren tükürük enjekte eder. Bağışıklık sisteminiz bu yabancı proteinlere engel olmak için antikorlar üretmeye başlıyor. Bir süre için, bu bağışıklık reaksiyonu kaşıntıya ve şişmiş kabarcığa neden oluyor.

🤔 Mumyalama işlemi nasıl ve ne amaçla yapılır? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Mumyalama tekniklerinin amacı, ölen kişinin hayattayken sahip olduğu görünüşünü korumasını sağlamaktı. Bu yapılırken önce vücut iç organlarından ve suyundan arındırılır, üzerine güzel kokular dökülür, çürümeyi engellemek için hoş kokulu ve şifalı bitkilerle doldurulurdu. Daha sonra şeritler kullanılarak özenle sarılan mumya, koruyucu muskalarla kaplanırdı. Ama bu da yeterli değildi. İç içe konulan bir çok tabuta yerleştirilen mumya son olarak bir lahitin içine yerleştirilirdi. Her lahitin üzerine ölen kişinin tasviri yontulurdu. İç organlarının konduğu kanoposlar, ölünün hizmetçiliğini yaptığına inanılan küçük heykeller, cenazeye göz kulak olurdu. Tüm bu eşyaların üzerinde yazılar veya sembollerle dolu etiketler bulunurdu. Ölünün cennete gitmesi için Tanrı Osiris'in mahkemesinden geçmesi gerekirdi. Bu yüzden sorulan sorulardaki tuzaklara ölünün düşmemesi için tabuta bir de ölüler kitabı konulurdu.

🤔 Tek yumurta ikizlerinin parmak izleri neden aynı değildir? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Tek yumurta ikizleri aynı DNA’ya sahip olsalar da hücre yapıları aynı değildir, dış görünüşünüzü genleriniz belirlemez. Parmak izleri ise vücutta maruz kalınan hormonlara bağlıdır. İki hücrenin hormon seviyesi farklı olduğu için, parmak izleri de aynı olmaz.

🤔 24 ayar ne demektir? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Bizde altının saflığını gösterme ölçüsü olarak genellikle ''ayar'' kelimesi kullanılır, ama uluslararası piyasada kullanılan kelime ''kırat'' tır. ''Kırat'' hem altının, hem de elmas ve diğer kıymetli taşların ölçümünde kullanılan bir birimdir.

Elmas ve değerli taşları ölçmede kullanılan kıratın bir birimi 200 miligrama (0,200 gram) eşittir. Yani 20 gramlık bir elmasınız varsa, bu 100 kıratlık bir elmastır. Doğada bulunan elmasın büyüklüğü çok seyrek olarak bir santimetrenin üzerindedir. Bugüne kadar bulunan en büyük elmas 3.106 kıratlık ''Cullian'' dır. Bundan 530 ve 517 kıratlık iki büyük ve 100 küçük elmas işlenmiştir.

Altında kullanılan KIRAT veya AYAR ise altının saflığını gösterir. 24 kırat (ayar) altın, içinde karışık başka bir metal olmayan yüzde yüz saf altındır. Tamamen saf altın çok yumuşak olduğundan genellikle bakır veya gümüş ile karıştırılır. Her bir kırat (ayar) altının tümünün 24′de biridir. Örneğin bir bileziğin 24′de 18′i altın, 24′de 6’sı da gümüşten yapılmışsa, o bilezik 18 kırat (ayar) altındır.

Altını ölçmede kullanılan bu komik sistem, yaklaşık bin yıl evvelki Almanların Mark isimli bir altın parasından kaynaklanmaktadır. Tamamen saf altından yapılan bu para 4,8 gramdı ve elmas ölçü biriminde ağırlığına göre 24 kırat ediyordu. Sonradan içine başka maddeler karıştırıldıkça içindeki altın miktarına bağlı olarak kırat ölçüsü düşürüldü.

Altın beyaz, kırmızı, sarı gibi çeşitli renklerde beğenimize sunulur. Altın, bakır ile karıştırılmışsa kırmızı altın, gümüş ile karıştırılmışa sarı altın, nikel veya platin gibi metaller içeriyorsa beyaz altın olarak adlandırılır.

🤔 Yokuş aşağı giderken neden yoruluruz? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Yer çekimi yönüne doğru yürüdüğümüz için, yorulmamıza sebep yaptığımız iş olamaz. Asıl neden, yürüyüş biçimimiz ve kaslarımızın işleyişidir.
Yokuş aşağı yürürken, vücudumuzun ağırlık merkezi attığımız her adımda yükselip alçalır. Bu iniş çıkışlar sebebiyle kasılan bacak kaslarımız yorulur.
Elimize aldığımız bir cismi tutmaya çalıştığımız zaman, hiç bir iş yapmayız ama yine de yoruluruz, çünkü el kaslarımız kasılmaktadır. Buna fizyolojik iş diyoruz. Fizikte tanımlanan iş ile, fizyolojik iş arasında büyük bir fark vardır.

🤔 Mezarlara neden çiçek konulur? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ İlk olarak Mısır Firavunu Tutankamon (Tutankhamun)'un milattan önce 1346 da öldüğünde mezarının çiçekten taçlarla kaplandığı saptanmıştır. Kuzey Avrupa'da ise M.Ö 2000 yıllara kadar mezara çiçek konduğu belirlenmiştir. O zamanlarda bu çiçeklerin amacı iyi ruhları çekme, kötü ruhları kovma amacıylaydı. Sonradan ise asıl amaç cesetler çürürken çıkan kokuyu kamufle etme amacını taşır. Servi ağacı da bu nedenle mezarlıklarda kullanılır. Ağacın yaprakları rüzgarı önler, kendine özgü ferah kokusu vardır. Cenaze törenlerinde siyah giyinmenin amacı da mezarlıklarda hayaletlerden sakınmak amacı taşımaktadır.

🤔 Radyonun sesi açılınca pil daha çabuk mu biter? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Pille çalışan portatif radyolarda sesin yüksekliği pilin ömrünü etkiler. Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki fark pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. Ses sonuna kadar açıldığında pillerden çekilen akım yüzde 30 artmaktadır. Bu durum, küçüğünden büyüğüne, pille çalışan ve ses yükselticisi olan bütün aletler için aynıdır.

🤔 Çinlilerin gözleri neden çekiktir? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Yalnız Çinlilerin değil, Orta ve Güneydoğu Asya'da yaşayanların, Japonların hatta Eskimoların da gözleri çekiktir. Aslında göz yapısı bütün dünyada aynıdır. Farkı yaratan göz kapaklarıdır. Çekik gözlü diye nitelendirilen ırklarda gözün üzerindeki göz kapağının ikinci kıvrımı, gözün üstüne daha çok inmiştir. Bazı teorilere göre bu kıvrım insanların gözlerini yoğun kar tabakasının, göz kamaştıran ışığından korumak için bir çeşit kar gözlüğü gibi gelişmiştir. Çin'de ve öteki bölgelerde her ne kadar yoğun kar yağmıyorsa da onların atalarının buzul çağında kuzeyde yaşadıkları daha sonra güneye indikleri kanıtlanmıştır. Yalnız gözleri değil, burunları da rüzgara karşı korunmak için küçülmüş, burun delikleri soğuğu engellemek için daralmıştır. Ciltleri de koruma amaçlı olarak yağlıdır. Göz kapakları da yağlıdır. Gözü ve iç tabakalarını kara ve buza karşı korur. Yani çekik gözlü değil, düşük göz kapaklı, demek daha doğrudur.

🤔 Püf noktası deyiminin hikayesi nasıldır? 🚀 bilmecesitesi.com

✨ Bir işin en ince ve önemli noktası anlamına gelen püf noktasının hikayesi şöyledir;
bir çömlekçi ustası ve bu ustanın bir çırağı varmış. çırak ustasının yanında yıllardır çalışmaktaymış. Her türlü şekilde ve ebatta testi ve çömleği çok büyük bir maharetle yapabilmekteymiş ancak ne zaman ustasına ''Usta, ben artık ayrılmak istiyorum'' dese, ustası hep ''Olmaz, daha işin püf noktasını öğrenmedin'' diyormuş. Aradan uzunca bir zaman geçmiş bizim çırağın canına tak etmiş ustasıyla helalleşip yanından ayrılmış ve kendi atölyesini kurmuş. Çok güzel şekilli, her ebatta testiler yapmaya başlamış fakat yaptığı bütün testiler su sızdırıyormuş ve dolayısıyla kimse ondan alışveriş etmemiş. Bir türlü de bunun sebebini bulamamış. En sonunda kös kös ustasının yanına geri dönmüş. Ustasına sormuş, ''Usta usta, nedir bunun püf noktası?'' Usta anlatmış: ''Bak oğul, testiye şekil verdikten sonra testinin içerisine üflersin. üflediğinde testinin üzerinde kabarcıklar gözükür. İşte onlar püf noktalarıdır. O noktaları kapatırsın.'' İşte bugün deyimlerde yer eden püf noktası bu püf noktasıdır.

Bir bilmece veya yorum paylaşın.

Bilmecenin cevabını yazınız.

  

En güzel bilmeceler cevaplarıyla bilmecesitesi.com adresinde

Bilmeceler ve Cevapları - bilmecesitesi.com 2026
▪ Dost Siteler