🤔 Donmuş şeyleri buzdolabından çıkardığımızda elimiz bu nesnelere neden yapışır? bilmecesinin cevabı
Ellerimizde az da olsa bir miktar nem vardır. Buzluktan yeni çıkardığımız bir buz kalıbını tuttuğumuzda parmaklarımızdaki nem donar ve buz kabına yapışır.
Bu bilmece bilmecesitesi.com tarafından paylaşılmıştır.
Benzer Bilimsel Sorular Bilmeceler
Cevapları görmek için bilmeceye, cevabı göremiyorsanız baştaki emojiye tıklayın.
🤔 24 ayar ne demektir? 🚀 bilmecesitesi.com
✨ Bizde altının saflığını gösterme ölçüsü olarak genellikle ''ayar'' kelimesi kullanılır, ama uluslararası piyasada kullanılan kelime ''kırat'' tır. ''Kırat'' hem altının, hem de elmas ve diğer kıymetli taşların ölçümünde kullanılan bir birimdir.
Elmas ve değerli taşları ölçmede kullanılan kıratın bir birimi 200 miligrama (0,200 gram) eşittir. Yani 20 gramlık bir elmasınız varsa, bu 100 kıratlık bir elmastır. Doğada bulunan elmasın büyüklüğü çok seyrek olarak bir santimetrenin üzerindedir. Bugüne kadar bulunan en büyük elmas 3.106 kıratlık ''Cullian'' dır. Bundan 530 ve 517 kıratlık iki büyük ve 100 küçük elmas işlenmiştir.
Altında kullanılan KIRAT veya AYAR ise altının saflığını gösterir. 24 kırat (ayar) altın, içinde karışık başka bir metal olmayan yüzde yüz saf altındır. Tamamen saf altın çok yumuşak olduğundan genellikle bakır veya gümüş ile karıştırılır. Her bir kırat (ayar) altının tümünün 24′de biridir. Örneğin bir bileziğin 24′de 18′i altın, 24′de 6’sı da gümüşten yapılmışsa, o bilezik 18 kırat (ayar) altındır.
Altını ölçmede kullanılan bu komik sistem, yaklaşık bin yıl evvelki Almanların Mark isimli bir altın parasından kaynaklanmaktadır. Tamamen saf altından yapılan bu para 4,8 gramdı ve elmas ölçü biriminde ağırlığına göre 24 kırat ediyordu. Sonradan içine başka maddeler karıştırıldıkça içindeki altın miktarına bağlı olarak kırat ölçüsü düşürüldü.
Altın beyaz, kırmızı, sarı gibi çeşitli renklerde beğenimize sunulur. Altın, bakır ile karıştırılmışsa kırmızı altın, gümüş ile karıştırılmışa sarı altın, nikel veya platin gibi metaller içeriyorsa beyaz altın olarak adlandırılır.
🤔 Su akarken neden ses çıkarır? 🚀 bilmecesitesi.com
✨ Bir ırmağın ya da, bir bardaktan diğer bardağa boşalttığınız suyun sesini hiç dinlediniz mi? Su sesinin dinlendirici bir etkisi vardır üstelik. Bu hoş sesi, hareket eden suyun içindeki hava kabarcıkları çıkarır. Tıpkı bir zilin sallanan tokmağı gibidir bu kabarcıklar. Sıkışıp, sonra boşaltırlar havalarını. Bu hava kabarcıklarını, bir bardaktan diğer bardağa boşalttığınız suyun içinde rahatlıkla görebilirsiniz.
🤔 Evinizin duvarına çivi çakacaksınız fakat çivi çakacağınız yerden elektrik kablosu geçme ihtimali var. O bölgeden elektrik geçip geçmediğini duvara zarar vermeden nasıl anlarsınız? 🚀 bilmecesitesi.com
✨ Pusula ile anlaşılabilir. Çivi çakılacak yere pusula yaklaştırılır, eğer pusula sapıyorsa orada elektrik akımı var demektir. Pusula normal yönü gösteriyorsa orada elektrik akımı yok demektir.
Sebebi; Akım geçen telin çevresinde de tıpkı mıknatıslarda olduğu gibi manyetik alan vardır. Pusu la ise manyetik alanda sapar.
🤔 Elimizde iki yumurta var. Birisi haşlanmış, Hangisinin haşlanmış olduğunu kırmadan nasıl anlarsınız? 🚀 bilmecesitesi.com
✨ Masada yatık halde duran yumurtayı kendi ekseninde çevirin. Biraz sonra tutup durdurun ve hemen bırakın. Bıraktığınız da yumurta dönmeye devam ederse yumurta haşlanmamıştır.
🤔 Ateş böcekleri nasıl ışık saçıyor? 🚀 bilmecesitesi.com
✨ Aslında bu böceğin verdiği ışığın ateşle de sıcaklıkla da bir ilgisi yoktur. Bilimsel adı ''Soğuk Işık''tır. Bu ışık olayı, moleküler seviyede kimyasal bir işlemdir. Bazı moleküllerin ayrışarak daha yüksek enerjili hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa dönüştürebildikleridir. Ateş böceğinin karın bölgesindeki ışık organında bulunan guddelerden ışık elde etmede rol alan iki ana kimyasal madde üretilmektedir. Fakat onlar da tam olarak ışık vermeye yetmediği için böceğin ışık bölgesine yakın solunum organının ışık verme anında burayı oksijenle beslemesi gerekmektedir.
🤔 Dört yanı metal duvarla kaplı bir odadasınız. Kaleminiz ve cüzdanınız havada boşlukta duruyor, yere düşmüyor. Kaleme bir fiske vuruyorsunuz; havada uçarak gidip duvara çarpıyor. Acaba neredesiniz? (Cevap uzay değil.) 🚀 bilmecesitesi.com
✨ Düşmekte olan bir asansörün içinde, ya da aşağı düşey olarak hızla (yerçekimi ivmesine eşit büyüklükteki bir ivmeyle) inmekte olan uçak ya da roketin içinde.
Yerçekimi ivmesi ile hareket eden bir sistemin içinde bağıl ivmenin sıfır olmasından dolayı sanki yerçekimi olmayan bir ortam oluşturulmuş olur.
🤔 gerçek hayatta yerde masal hayatımızda bazen havada olur? 🚀 bilmecesitesi.com
✨ tabikide halı. masallarda bazen uçan halı olduğu için. gerçek hayatta da halı tabikide yerdeolur
🤔 Bitkiler gündüz fotosentez yaparlar. Peki, gece bunun tersini mi yaparlar? 🚀 bilmecesitesi.com
✨ Bitkiler, besinlerini çoğunlukla fotosentez yardımıyla yaparlar.
Topraktan aldıkları mineralleri ve havadan aldıkları karbon dioksiti, ışık yardımıyla birleştirerek, şeker ve başka besinler yaparlar. Bu, bir kimyasal tepkimedir ve ürün olarak oksijen, glikoz ve su ortaya çıkar. Geceleriyse, ışık olmadığı için, bitkiler fotosentez yapamazlar.
Onlar da diğer canlılar gibi enerji elde etmek için oksijen ve glikoz kullanırlar. Bu sırada, enerjiyle birlikte karbondioksit ve su da ortaya çıkar.
Aslında, bitkiler de solunumları sırasında sürekli oksijen kullanırlar. Ancak, gündüzleri fotosentez yoluyla elde ettikleri oksijen, gereksinim duyduklarından daha çok olduğu için fazla oksijen atmosfere salınır.
🤔 İnsanlar üzüldüklerinde veya sevindiklerinde neden ağlar? 🚀 bilmecesitesi.com
✨ Göz günde 300 ml göz yaşı üretir. Duygusal göz yaşları beyindeki bir sinir merkezi tarafından gönderilen sinyalle harekete geçer ve sinyal, kan basıncının yüzde olarak yükselmesine ve yaşların gözden süzülmesine yol açar. Böylelikle insan ağlamış olur.
🤔 Çinliler yiyeceklerini neden çubukla yerler? 🚀 bilmecesitesi.com
✨ Çinlilerin yemek yeme alışkanlıklarının yiyeceklerini çok küçük parçalar halinde yemelerinden çubuk kullandıkları anlaşılıyor. Çin'de eskiden yalnızca zenginler masada otururlardı. Halkın çoğunluğu tabakları ellerinde yemek yerlerdi. Bir elleriyle tabaklarını tutar, öteki elleriyle çubuk kullanarak beslenirlerdi. Hızla artan nüfus yüzünden yiyecek sıkıntısı çeken Çinliler önlerindeki yiyeceği küçük parçalar halinde çoğaltarak yiyorlardı. O zamanlar ağaç sıkıntısı nedeniyle de tahta kullanımı kısıtlıydı. Masa kullanımı bu yüzden çok zordu. Çubuklar fildişinden ve kemikten yapılırdı.